1. Haberler
  2. Genel
  3. MÜZEKK-İN NÜFUS DERSLERİ – 554 MÜRŞİD-İ-KÂMİLİN ÖNEMİ – 1

MÜZEKK-İN NÜFUS DERSLERİ – 554 MÜRŞİD-İ-KÂMİLİN ÖNEMİ – 1

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

MÜZEKK-İN NÜFUS DERSLERİ – 554
MÜRŞİD-İ-KÂMİLİN ÖNEMİ – 1
Ey sadık tâlip: Hak yoluna girmek isteyen önce kendine Allâhu teâlayı sevdirecek bir mürşid-i kâmil araması ve bulması lâzımdır. Zira, bir kimse Allâhu Teâlâ’yı sevmezse, Allâhu teâlâya tâlip olamaz. Onun için derler ki, mürşidler talibe talep bağışlarlar, yani Allâhu Teâlâ’yı sevdirirler. Tâlip, Allâhu Teâlâ’yı gereği gibi sevdikten sonra, Allahu teâlâya da o tâlibi sevdirirler. Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurmuşlardır ki: “Muhammed’in ruhu, kudreti kabzasında bulunan Allahu teâlâ hakkı için, muhakkak ki Allahu azim üş-şânın en sevgili kulları; Allâhu Teâlâ’yı kullarına sevdiren ve kulları da Allâhu teâlâya sevdirenlerdir.”

Resûl-ü ekrem aleyhissalâtü vesselâm efendimiz, bu Hadis-i şerifleri ile, şeyhlerin mertebelerini, kişiyi Allâhu teâlânın yoluna davet edenlerin mertebelerini bildirmiş ve şeyhlerin lüzum ve ehemmiyetini ve herkese bir şeyh bulması gerektiğini açıkça beyan buyurmuşlardır. Zira şeyhler, kulları Allâhu teâlâya sevdirmeye sebeptir. Şu hâlde, bilmiş ol ki şeyhlerin mertebeleri, sofilerin tariklerinden yüksek mertebedir. Zira, nübüvvete vekalet dir. Allâh’ın kullarını Alâh’a davet etme makamıdır.
Şeyhler müritlerini nefs ve kalp tezkiyesi tarikine sülük ettirirler. Gönül aynalarını açarlar, gönül aynaları saf ve parlak olunca, o gönüllere ilâhi nurlar aks etmeye başlar ve tevhid-i cemal aşikâr olur. Gönüllerinde, Hak teâlânın bütün sıfatları zâhir olan kullar da Rablerini severler ve kalplerinden Allahu Teâlâ’dan gayrisini çıkarırlar, can ve gönülden daima onun hazretine tâlip olurlar.

Ayrıca, şeyhler gerçek müritlerinin gönül aynalarını açtıkları zaman, onların gönüllerinde dünya bütün hakikat ve kabahatleri ile zâhir olur. Âhiret de bütün gerçek yönleri ile belirir. Gönül gözü açılınca, iki cihanın hakikati ve iki menzilin hâsılı bilinir. İşte o zaman, kul bâkiyi sever ve fâniyi terk eder. Bu neticeye vardıktan sonra şeyhlerin terbiyesinin faydaları ve yararlılıkları anlaşılır.
Şeyhlerin, Allâh’ın kullarını Allah’a sevdirmelerinin sebebi, sadık müritlerini, muhlis ve gerçek tâliplerini Resûl-ü zişâna iktida ve ittibâ edebilecek hale getirmeleri dir. Resûl aleyhisselâma gerçek anlamda itaat edip uyan kullarını, Allahu teâlânın da sevdiği, âyet-i kerime ile sâbittir: Âli-îmran sûre-i celilesinin 31. âyet-i kerimesinde şöyle buyrulmaktadır: “Yâ Muhammed! Onlara de ki: Eğer siz Allâhu Teâlâ’yı seviyorsanız, hemen bana uyun ki, Allâhu teâlâ da sizi sevsin.”

Bilmiş ol ki, şeyhler yeryüzünde Allahu teâlânın yiğitleridir ve Hak teâlâ onlar vasıtasıyla gerçek müritleri irşâd eder. Şeyhler sebebiyle, Hak teâlâ tâliplere hidayet bahşeder. Fahr-i âlem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurmuşlardır ki: Bu Hadis-i kudsinin mânayı münifi şöyledir:

“Kullarım, benimle iştigal etmeye başlayınca, onların himmetlerini, maksatlarını, fikirlerini ve lezzetlerini zikrim üzerinde sabit kılarım. O bana âşık olduğu gibi, ben de ona âşık olurum. Benimle onun arasındaki perdeleri kaldırırım. Halk, yanıldığı zaman onlar yanılmazlar. Onların sözleri, Nebilerin sözleri gibi olur. Onlar, gerçekten benim yiğit ve bahadır kullarım olurlar. Onlar benim âbid kullarımdır. Ne zaman ki yer ehline azap etmek dilesem, onları zikrederim, onların sebebiyle o azabımı, yer ehli üzerinden kaldırırım, buyurulmaktadır.”

#Mektebiderviş.com.tr.EşrefoğluRumi #MüzekkinNüfus.

MÜZEKK-İN NÜFUS DERSLERİ – 554 MÜRŞİD-İ-KÂMİLİN ÖNEMİ – 1
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Giriş Yap

Enveriyye ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin