Dervişlik der ki bana
Sen derviş olamazsın
Gel ne diyeyim sana
Sen derviş olamazsın
Derviş bağrı baş gerek
Gözü dolu yaş gerek
Koyundan yavaş gerek
Sen derviş olamazsın
Döğene elsiz gerek
Söğene dilsiz gerek
Derviş gönülsüz gerek
Sen derviş olamazsın
Yunus emre’ m gel imdi
Ummanlara dal imdi,
Umman’a dalmayınca
Sen derviş olamazsın
Burada çizilen insan profili insanın melekleşmesidir.
Düşünün döğene elsiz gerek. Söğene dilsiz gerek. Bu nasıl bir Ahlak.
Düşünün.
Allahın Resulu Allahın Habibi Taif’ i şereflendirmiş gördüğü muamele taşlanmak.
Hatta çocuklar taş atıyor büyükler tenezzül bile etmiyor çocuklara taşlattırıyor.
Böyle bir aşağılayıcı bir tavır karşısında Resulullah SAV ayaklarından kan sızıyor.
O sıra da O ne diyor;
Rabbim Affet onlar bilmiyor. (Seni beni bilmiyor)
İşte Melek olmak bu.
Melek ne ki, Melek bile aşağıda kalıyor.
İşte Allah Dostları başta olmak üzere bütün tasavvuf büyüklerimizin yaptığı insan üstü insanlık ahlakını insanlara yaymak.
İnsanları buna sevk etmek. Daha dünyadayken cennetin yaşanmasına vesile olmaktır.
Ömer Demirbağ. (Sohbetten alıntı)



